UND İkinci Başkanı Ergun Bilen, Dilucu’nun ardından Sederek’te de işleyişi yerinde inceledi; Nahçıvan Başkonsolosluğu ile ulaştırma diplomasisinin güçlendirilmesine yönelik kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi
Dilucu Sınır Kapısı’nın Zengezur Koridoru’nun oluşturacağı yeni ticaret hacmine hazırlanması için temaslarını sürdüren UND İkinci Başkanı Ergun Bilen, sınır hattının diğer ucundaki Sederek Sınır Kapısı’na geçerek işleyişi yerinde inceledi. Bilen, iki kapının birbirinden bağımsız değil, karşılıklı ve eş zamanlı çalışacağı ortak bir sistem kurulması gerektiğini belirterek sürücülerin araçlarından inmeden bütün işlemlerini tek durakta tamamlayabilecekleri modern bir geçiş modeli önerdi.
Uluslararası Nakliyeciler Derneği, Zengezur Koridoru ve Türk dünyasına uzanan yeni ticaret güzergâhlarına yönelik çalışmalarını sınırın her iki tarafında sürdürüyor.
Dilucu Sınır Kapısı’ndaki kapasite ve altyapı ihtiyaçlarını sahada inceleyen UND İkinci Başkanı Ergun Bilen, çalışmanın ikinci aşamasında Nahçıvan’a geçerek hattın karşı ucundaki Sederek Sınır Kapısı’nın işleyişini de yerinde değerlendirdi.
Bilen’in Dilucu–Sederek hattındaki temasları, bir sınır kapısında yapılacak yatırımın ancak karşı kapıyla eş zamanlı ve koordineli planlanması hâlinde istenen sonucu verebileceği yaklaşımı üzerine kuruldu.
“Bir sınır kapısının performansı, karşısındaki kapının performansı kadardır”
Sınır geçişlerinde yaşanan darboğazların çoğu zaman kapılardan yalnızca birinin kapasitesine odaklanılarak çözülmeye çalışıldığına dikkat çeken Bilen, gerçek başarının hattın iki tarafında ortak bir operasyon düzeni kurulmasıyla mümkün olacağını vurguladı.
Bilen, şu değerlendirmede bulundu:
“Bir sınır kapısının performansı, karşısındaki kapının performansı kadardır. Türkiye tarafında ne kadar güçlü bir altyapı kurarsanız kurun, karşı kapı aynı kapasiteyle ve aynı çalışma düzeniyle hareket etmiyorsa araç akışında kalıcı bir iyileşme sağlayamazsınız.
Hiçbir sınır kapısı projesi, karşı tarafla eş zamanlı ve koordineli planlanmadan gerçek anlamda başarıya ulaşamaz. Bu nedenle Dilucu’ndaki kapasite çalışmalarını yalnızca kendi sınırımız içerisinden değerlendirmedik; hattın diğer ucundaki Sederek Sınır Kapısı’na da geçerek işleyişi yerinde inceledik.”
Dilucu ve Sederek aynı sistemin iki parçası olarak ele alındı
Dilucu’nun genişletilmesi, aynı anda daha fazla aracın işlem görebileceği altyapının kurulması ve Umut Köprüsü’nün akıcı TIR trafiğine uygun hâle getirilmesine yönelik çalışmalar, Sederek’teki işlem kapasitesi ve operasyon düzeniyle birlikte değerlendirildi.
Saha incelemelerinde araçların kapıya kabulünden belge ve güvenlik kontrollerine kadar geçiş sürecinin bütün aşamaları ele alınırken, bir tarafta işlemi tamamlanan aracın diğer tarafta yeni bir kuyruğa girmesini önleyecek ortak bir çalışma modeline duyulan ihtiyaç tespit edildi.
Bilen, iki kapı arasındaki operasyonun günlük araç sayılarının karşılıklı bildirilmesinin ötesine geçmesi gerektiğini belirterek; işlem süreleri, vardiya düzenleri, araç kabul kapasitesi ve denetim süreçlerinin eş zamanlı planlanması gerektiğine dikkat çekti.

Hedef: Araçtan inmeden, tek durakta işlem
UND’nin Dilucu–Sederek hattı için ortaya koyduğu modelin merkezinde, sürücülerin araçlarından inmeden bütün sınır işlemlerini tek durakta tamamlayabilmeleri yer alıyor.
Gümrük, pasaport, güvenlik ve diğer kontrollerin birbirinden kopuk noktalarda tekrarlanması yerine, ilgili kurumların ortak ve dijital bir sistem içerisinde çalışması hedefleniyor. Böylece hem işlem sürelerinin kısaltılması hem de sürücüler açısından daha güvenli, düzenli ve öngörülebilir bir geçiş ortamının oluşturulması amaçlanıyor.
Bilen, hedeflenen sistemi şu sözlerle anlattı:
“Dilucu–Sederek hattında işlemlerin karşılıklı koordinasyonla, hızlı ve etkin biçimde yürütülmesini istiyoruz. Hedefimiz; sürücülerimizin araçlarından inmeden, işlemlerini tek durakta tamamlayabildiği modern bir geçiş sisteminin kurulmasıdır.
Bu modelde araç, farklı kurumların işlemleri için kapı içerisinde ayrı ayrı noktalara yönlendirilmemeli; bütün kontroller ortak bir akış içerisinde tamamlanmalıdır. Zengezur Koridoru vizyonuyla bütünleşecek bu sistem, yalnızca bölgemize değil, dünyadaki diğer sınır kapılarına da örnek olabilecek niteliktedir.”
Üst düzey ilişkiler sınır geçişlerine yansıtılmalı
Türkiye, Azerbaycan ve Nahçıvan arasındaki güçlü siyasi ve tarihî ilişkilerin ticaret ile ulaştırma süreçlerinde de somut sonuçlara dönüşmesi gerektiğini belirten Bilen, sınır kapılarının bu iş birliğinin en görünür uygulama alanlarından biri olduğunu ifade etti.
Kesintisiz ticaretin, hızlı ulaşımın ve sorunsuz sınır geçişlerinin iki ülke arasındaki kardeşlik hukukunun ekonomik hayattaki karşılığı olması gerektiğini vurgulayan Bilen, şöyle devam etti:
“Azerbaycan, Nahçıvan ve Türkiye arasındaki üst düzey ilişkilerin en somut karşılığı; kesintisiz ticaret, hızlı ulaşım ve sorunsuz sınır geçişleri olmalıdır.
‘İki devlet, tek millet’ anlayışını artık sınır kapılarında da tek sistem, tek akış ve ortak başarıya dönüştürme zamanıdır. Dilucu ve Sederek’i iki ayrı kapı olarak değil, aynı lojistik hattın birlikte çalışan iki parçası olarak tasarlamalıyız.”

Başkonsolos Asip Kaya ile kapsamlı istişare
Bölgedeki çalışmalarını yalnızca sınır kapılarındaki teknik incelemelerle sınırlı tutmayan Bilen, Türkiye Cumhuriyeti Nahçıvan Başkonsolosu Asip Kaya’yı da ziyaret etti.
Görüşmede Dilucu–Sederek hattındaki geçişlerin hızlandırılması, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi, Türk taşımacılarının Nahçıvan ve bölge güzergâhlarında karşılaşabileceği sorunlara hızlı müdahale edilmesi ve Zengezur Koridoru’nun oluşturacağı yeni lojistik imkânlar kapsamlı biçimde değerlendirildi.
Bilen’in Nahçıvan temaslarının bir diğer önemli gündemini, Türk taşımacısının yurt dışında karşılaştığı sorunlara doğrudan ve hızlı biçimde müdahale edebilecek bir ulaştırma diplomasisinin önemine vurgu yaptı.
Diplomasinin yalnızca devletler arası protokol görüşmelerinden ibaret olmadığını vurgulayan Bilen, yurt dışında sorun yaşayan bir sürücünün yanında olunmasının da yeni bir uluslararası lojistik koridor için ilk temasın gerçekleştirilmesinin de ulaştırma diplomasisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti.
Bölgeyi yakından tanıyan Başkonsolos Kaya’nın çözüm odaklı yaklaşımının ulaştırma ve ticaret diplomasisi açısından büyük önem taşıdığını belirten Bilen, şu ifadeleri kullandı:
“Kendisi de Iğdırlı olan, bölgeyi yakından tanıyan ve bölgenin meselelerini sahiplenen Sayın Başkonsolosumuz Asip Kaya ile son derece kapsamlı ve verimli istişarelerde bulunduk.
Yakın ilgileri, çözüm odaklı yaklaşımları ve Türk taşımacılık sektörüne verdikleri değer için kendilerine gönülden teşekkür ediyorum. Sınır kapılarındaki teknik çalışmaların diplomatik temaslarla desteklenmesi, çözüm süreçlerinin hızlanması açısından son derece kıymetlidir.”
Gerçekleştirilen görüşmelerde Türkiye heyetinde; Gerçekleştirilen görüşmelerde; UND II. Başkanı Ergun Bilen, UND İcra Kurulu Başkan Yardımcıları Kadir Çirkin ve Alpdoğan Kahraman, UND Gürbulak Temsilcisi Ersin Şimşek, UND Gürbulak Çalışma Grubu Başkanı Ömer Karahan, Çalışma Grubu Üyesi Sinan Rehber, UND Mersin Çalışma Grubu Üyesi Erkan Boran ile IRU Bölge ve Orta Doğu Daimi Temsilcisi Erman Ereke yer aldı.
Kaynak: UND













